YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5985
KARAR NO : 2023/16584
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanığın koşulları bulunmayan duruşma talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince hükmolunan hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin özetle; katılanın mesajları mahkemeyi yanıltacak şekilde sunduğu, savunma hakkının kısıtlandığı, son sözün verilmediği, tanıklarının dinlenmediği, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu bu nedenlerle ve re’sen tespit sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılanın anlaşmalı olarak boşandığı ve ortak çocuklarının velayetinin katılanda olduğu, taraflar arasında çocuk ile kişisel ilişki kurulması, nafaka gibi konularda anlaşmazlık bulunduğu, sanığın 14.03.2015 tarihinde katılana “Ben sana neler yapacağım görürsün, bana olay çıkarttırma.” şeklinde ve 13.04.2015 tarihinde de “Şerefsiz, nasıl bir mahlukatsın, ilk mahkemede görüşüyoruz seninle.” şeklinde mesajlar göndererek hakaret ve tehdit ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece, sanığın ikrarı, katılanın beyanı, iletişimin tespiti kayıtları, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından katılan hakkında düzenlenen 14.04.2015 tarihli ifade tutanağındaki mesaj tespitleri ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediğinin kabulüyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan anlatımı, sanığın ikrarı, mesaj tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinin yerinde olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği, hükmün verildiği oturumda hazır bulunmayan sanığa son söz verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, velayeti katılanda olan çocuğunu görmek için yaptığı aramalarda katılana uzun süreli ulaşamadığını ve katılanın ödenmiş nafakalara ilişkin icra takibinde bulunduğunu belirtmesi, mesaj içeriklerinin de sanığın savunmalarını doğrulaması karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu, hakaret suçundan aynı Kanun’un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olup, somut olayda dosyada yer alan mesaj tespit tutanağına göre, sanığın gönderdiği tehdit içeren mesajlar arasında çok kısa zaman aralığının bulunduğunun anlaşılması karşısında, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin eylemin devamı niteliğindeki sözlerinden dolayı sanık hakkında tehdit suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
3. Suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan 30 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3 üncü maddesindeki zorunluluk gereğince, 50/2 nci maddesi de dikkate alınarak aynı Kanun’un 50/1-a maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “Tehdit suçu yönünden 14.03.2015”, “Hakaret suçu yönünden 13.04.2015” olarak gösterilmesi yerine “13.04.2015” olarak eksik gösterilmesi,
5. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.