YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5987
KARAR NO : 2023/16280
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile,
A. Sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı,
B. Sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyiz isteği, hakaretin karşılıklı olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanık …’ın arabasında yüksek sesle müzik dinleyerek ve egzoz sesi çıkartarak köyde dolaştığı, evinin önünden birden fazla kez geçmesi nedeniyle sanık …’ın katılan sanığın arabasına bardak fırlattığı, bu konuyu konuşmak için katılan sanığın, sanığı telefonla aradığında karşılıklı olarak sinkaflı hakaret ettikleri Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ceza verilmesine yer olmadığı kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi için, failin sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla ısrarla mağdura yönelik telefon etme, gürültü yapma veya hukuka aykırı bir başka davranışla kişiyi rahatsız etme ve huzurunu kaçırması şeklinde tanımlanmaktadır. Suçun manevi öğesinin genel kast olmayıp özel kast olduğu ve failin mağdurun huzurunu bozma özel kastıyla hakaret etmesi gerekmektedir.
İncelen dosyada, sanığın köy içerisinde arabası ile patinaj yapıp yüksek sesle müzik dinleyip egzoz sesi çıkarmak şeklindeki eyleminde ne şekilde katılana yönelik huzur ve sükun bozma kastıyla hareket ettiği açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında birinci paragrafa; “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükunu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.