Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/6028 E. 2023/16122 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6028
KARAR NO : 2023/16122
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 3.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; Mahkemenin 5271 sayılı Kanun’da belirlenen hiç bir usule uymadan, taraflı ve hukuka aykırı karar verdiğine, bilirkişi raporunun tarafına tebliğ edilmediğine, bilirkişi raporuna ve esasa karşı beyanda bulunmak için süre talep etmek için sunduğu mazeretin Mahkemece belgelendirilmediği belirtilerek reddedildiğine, savunma hakkının bu suretle ihlal edildiğine, hakkaniyete aykırı yargılama yapıldığına, vesair, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın yetkilisi olduğu işyerinde çalışan katılanın olay tarihinde işlerini tamamlayamadığı, sanığın bu durumun sebebini sorduğu, ardından da katılana “Gerizekalı.” diyerek hakaret ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı, bu savunma ile uyumlu olarak tanıklar … ve …’nin sanığın katılana hakaret ettiğini duymadıklarına yönelik beyanda bulundukları anlaşılmıştır.
3. Katılanın her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu, katılanın iddiasının tanık … tarafından doğrulandığı tespit edilmiştir.
4.Tanık …’nın telefonundaki mesajların dökümüne yönelik bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık müdafiinin 08.07.2015 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunun tarafına tebliğini talep ettiği halde bahse konu rapor sanık müdafiine tebliğ edilmeyerek bilirkişi raporuna karşı etkin yorum ve itirazda bulunma hakkı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle Anayasa’nın 36 ncı maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanma güvencelerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edilmesi,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.