YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6034
KARAR NO : 2023/16389
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 7.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye,
2.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanık hakkında hakaret suçundan temel ceza belirlenirken 1 yıl yerine 365 gün esas alınmak suretiyle fazla ceza tayin edildiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın temyiz isteğinin; suçlamaları kabul etmediğine, görevli memurları darp etmediğine, haksız yere ceza verildiğine, vesair, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın yakını olan … ve … isimli şahısların adli rapor aldırılması için mağdurun polis olarak görev yaptığı hastaneye getirildikleri, sanık ve temyiz dışı sanık …’nin doktora hastalarını …’e sevk etmesi yönünde ısrarda bulundukları, mağdurun olaya müdahale etmesi üzerine sanığın mağdura hitaben “Lan şerefsiz polis sen neden görevini yapmıyorsun, doktorlara baskı yapıp hastamızı sevk ettirmiyorsun.” diyerek hakaret ettiği, temyiz dışı sanığın mağdurun arkasından gelip mağdura yumrukla vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, mağdurun kendisine hakaret eden sanığı durdurmak istediği sırada sanığın aracına binerek aracını mağdurun üzerine sürdüğü ve olay yerinden kaçtığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanığın üzerine atılı hakaret eylemini kovuşturma aşamasında tevil yoluyla ikrar ettiği ancak görevi yaptırmamak için direnme eylemini kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Mağdurun her aşamada istikrarlı anlatımlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Tanık …’nin, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
5.Mağdur hakkında tanzim olunan, 01.06.2014 tarihli adli muayene raporu ile mağdurun basit tıbbî müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
6.Suça konu olaya ilişkin kamera görüntülerine ilişkin CD çözümleme tutanağı ve sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan tanık …’nin anlatımları, sanığın kovuşturma aşamasındaki tevil yoluyla ikrarı, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eylemlerinin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, sonuç olarak ulaşılan miktarın bir gün için belirlenen miktarla çarpımı sonucu ceza verilmesi gerektiği, Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tercih edilen adli para cezasının yıl yerine gün üzerinden belirlenmesi suretiyle yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
3.Sanığın hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebinin bulunmaması karşısında, Mahkemenin görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin uygulamasının yerinde olduğu ve Mahkeme her suç yönünden hükmolunacak cezayı ayrı ayrı değerlendirebileceğinden hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümler arasında herhangi bir çelişki oluşmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görevi yaptırmamak için direnme suçundan bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
4.Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.