YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6072
KARAR NO : 2023/15866
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; suçsuz olduğuna, şikayetçi olan kendisi olduğu halde sanık konumuna düştüğüne, vesair, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde şikayetçi ve mağdur polis memurlarının da içinde bulunduğu ekibin sanığın adresine arama işlemi yapmak üzere yanlarında muhtar azası olan tanık … ile birlikte geldikleri, ancak yapılan işlemin 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen usule uygun olarak yapılmadığı, tanık …’nün beyanında sanığın polis memurları ile sözlü münakaşaya girerek sinkaflı küfür ettiğini söylemiş olduğu, sanığın polis memurlarına karşı hakaret eyleminin sabit olduğu ancak bu eylemini şikayetçi ve mağdur polis memurlarının sanığın ikametinde usulsüz olarak arama yapmak istemelerine bir tepki olarak tahrik altında gerçekleştirdiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın, her aşamada üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı ve bu beyanın tanık … tarafından doğrulandığı tespit edilmiştir.
3. Müştekiyle mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu ve bu beyanların tanık … tarafından doğrulandığı tespit edilmiştir.
4. Oluş ile uyumlu olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine genel tahrik kurumuna ilişkin aynı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.