YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6222
KARAR NO : 2023/16818
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/980 Esas, 2016/713 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizinin özetle; sanığın katılanı arayarak yakınının dosyanın kapatılmasını istediği ve bu amaçla aradığını ikrar ettiği, tanığın da ifadesi gözetildiğinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken Mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak yanlış gerekçe ile beraat kararı verildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlemiştir.
2. Sanık müdafiinin temyizinin beraat eden sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın ortağı olduğu avukatlık bürosunun önceki sekreteri olan sanığın olay günü telefonla arayarak katılana hitaben ” Sen yalancısın, icrayı sonlandırmaz takibe devam edersen bedelini ödersin.” şeklinde hakaret ve tehditte bulunduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanık ile katılan arasında işten çıkartılma nedeni ile husumet olduğu, katılanın muhtemel iş mahkemesinde görülecek davada kendisine hakaret ve tehdit edildiği ayrıca iş akdinin haklı gerekçe ile bozulduğuna yönelik delil elde etmek amacıyla şikâyette bulunduğunun anlaşıldığı, aralarındaki husumet nedeni ile katılanın beyanının tek başına yeterli ve inandırıcı bulunmadığı, tanık … tarafından doğrulanan “Bedelini ödersiniz.” şeklindeki sözlerin ise sanığın yasal yollara müracaat edeceği manasında olup katılanın mesleği gereği yasaları bilen bir kişi olarak kendisini ilerde söz konusu hukuki davalara muhattap olabileceği yönünde ihtardan ibaret olduğunun anlaşıldığı, sözlerin gerek katılanın konumu gerekse söyleniş biçimi bakımından tehdit olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle hakaret suçunun sabit olmaması, tehdit suçunun ise unsurları itibariyle oluşmadığı kabul edilerek sanık hakkında beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında …’ın, katılan yerine şikâyetçi olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Hükümlerin gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıklandığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilip değerlendirildiği ve ulaşılan kanaatin delillerle ilişkilendirilerek belirlendiği anlaşıldığından, Mahkemenin gerekçesi yeterli bulunup, tarafların beyanı, adli muayene rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan Mahkeme takdir ve gerekçesi de yerinde görülmekle, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına, 5271 sayılı Kanun’un 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 inci maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1800 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine.” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.