Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/7194 E. 2023/17442 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7194
KARAR NO : 2023/17442
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Mağdurlar …, … ve …’e yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Mağdur …’a yönelik, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Mağdur …’e yönelik, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4. Mağdur …’a yönelik, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5. Mağdurlar …, … ve …’e yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
6. Mağdur …’a yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
7. Mağdur …’a yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
8. Tebliğname’de hükümlerin basit yargılama nedeniyle ve tehdit suçundan kurulan hükümlerin ise uzlaştırma nedeniyle bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, mağdurlar ile taraflı tanıkların beyanları dışında sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığı bu nedenle sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın alkollü bir vaziyette, 156 Jandarma ihbar hattını arayarak … isimli kişiden şikâyetinin bulunduğu ve olay yerine jandarma ekibinin gelmesini istediği gelmezlerse, şikâyetçi olduğu şahsı öldüreceğini söylemesi üzerine olay yerine gelen mağdurlardan Uzm. Çvş. …’e hitaben ”Sen adam değilsin, sen adam mısın.” dediği, bunun üzerine sanığın karakola götürülmek üzere ekip aracına bindirildiği, seyir halinde iken önce mağdur …’e yönelik ”Senin ananı avradını s..kerim, seni öldürürüm, sen tezkereni göremeyeceksin, sen çarşıya çıkınca göreceksin, seni yaşatmayacağım.” dediği daha sonra araç içinde bulunan tüm kolluk görevlilerine hitaben ”Hepinizin anasını avradını s…keceğim, sizi yaşatmayacağım, tezkerenizi göremeyeceksiniz.” dediği, … İlçe Jandarma Komutanlığı’na gelindiğinde sanığın burada da ”Ben …’lıyım, ben …’liyim, ben teröristim.” diyerek bağırmaya başladığı, sanığın agresif hal ve tavır göstermesi üzerine kendisine kelepçe takmak isteyen Uzm. Çvş. …’a hitaben ”Sen artistsin, sen …’da görürsün.” dediği, ayrıca yine olay dolayısıyla sanık hakkında verilen gözaltı kararına istinaden adli muayene raporu alınacağı sırada ve raporun alınmasından sonra mağdur …’a hitaben ”Elini cebinden çıkart artist, seni … öldürse beş bacım var hepsinin ölüsünü göreyim mevlüt okuturum, artist alt tarafı uzman çavuşsun, ben … çocuğuyum, cezaevinde çok tanıdığım var.” şeklinde, mağdur …’e hitaben ise ”Beni nezarete atmazsan şerefsizsin.” şeklinde sözler söylediği iddiasıyla sanık hakkında mağdurlara yönelik ayrı ayrı hakaret ve tehdit suçlarından açılan davada, sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçları kısmen kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Mağdurların aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. Tanıklar …, …, … ile …’nın beyanları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Tehdit suçunun uzlaştırmaya tabi olmayan kamu görevlisine hakaret suçu ile birlikte gerçekleştiği bu nedenle uzlaştırma kapsamında olmadığı anlaşıldığından Tebliğname’de bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın kısmi kabulü, mağdurların aşamalardaki beyanları ve tanıklar …, …, … ile …’nın beyanları ile sanığın atılı suçları işlediğine dair ve sanığın engel sabıkası bulunduğu anlaşıldığından hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın hakkında işlem yapmak isteyen mağdur jandarma personellerinin görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla tehdit etmesi sureti ile gerçekleştirdiği eylemlerinin, zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca tehdit suçundan hüküm kurulması,
2. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci cümlesine göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hakaret ve tehdit eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla katılana karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenecek temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, hakaret ve tehdit suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
3. Kabule göre de,
a. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince gün adli para cezasının alt sınırının 365 gün olduğu gözetilmeden, 360 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b. Hakaret suçunda, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesine karşın, somut olayda hakaret eyleminin nerede gerçekleştiği tespit edilip aynı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
c. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.