YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7840
KARAR NO : 2023/16182
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi,dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, suçu işlemediğine, kimliği yanında olmadığından karakola götürülmek istendiğine, hakaret sözünü gayri ihtiyari olarak, ağız alışkanlığından ve parmağının kırılacak şekilde bükülmesinden dolayı canı yandığından elinde olmayarak söylediğine, polis memurunun kendisine kafa attığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü polis memurlarının sanığa kimlik sormaları üzerine sanığın polislere “siz kim oluyorsunuz, beni tanımıyor musunuz, ben cezaevinde bulunan …’nin oğluyum, siz kimsiniz lan o… çocukları, benim kız arkadaşımın yanında benden kimlik istiyorsunuz, a…. a…. kadar yolunuz var, sizin topunuzu s…., siz kiminle dans ediyorsunuz, i…, hepinizi sürdüreceğim, benimde emniyet müdürü eniştem var” diyerek hakarette bulunduğu ve polis memurlarına direndiği, yumruk salladığı, alın kısmına kafa attığı iddia edilen olayda, sanığın atılı görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın temyiz nedenleri yönünden;
Müştekilerin beyanı, katılan beyanı, olay tutanağı, tanıkların beyanı, doktor raporu ile anlaşılacağı üzere sanık hakkında müştekilere yönelik hakaret suçundan ve katılan …’a yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinde, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın aşamalarda “polis benim sol parmaklarımı dışa doğru şiddetli bir şekilde kıvırdı. Benim o zaman canım yandı. O can havliyle polis …’a istem dışı a… koyayım dedim. O da benim burnuma kafa attı ve kolumu ters çevirerek yanındaki polislerle birlikte beni polis aracına bindirerek polis merkezine götürdüler.” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun’un 129 ncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
B- Sair Yönlerden yapılan incelemede;
Sanığın bozma sebebi yerinde görülmemiştir.
Ancak,
2. 5237 sayılı Kanun’un 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda mahkeme kabulüne göre, sanığın ” siz kiminle dans ediyorsunuz, hepinizi sürdüreceğim, … de Emniyet Müdürü eniştem var” demek suretiyle tehdit yoluyla tüm müştekiler ve katılana direndiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası uygulanmış ise de, somut olayda, sanığın polis memurlarının görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, müştekilerin beyanı ve olay tutanağı içeriği de incelendiğinde, anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturmadığı, somut olayda, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 43/2 nci maddesi uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
3. Sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde adli para cezası tercih edilmesine rağmen görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde yeterli olmayan gerekçe ile hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek çelişki oluşturulması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bendlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.