Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/7881 E. 2023/16357 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7881
KARAR NO : 2023/16357
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin atılı suçu işlemediğine, kardeşi olan ve aleyhine tanıklık yapan …’nin beyanlarını kabul etmediğine, kendisinin tanıklarının mahkemece dinlenilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme yapıldığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, beraat etmesi gerektiğine, vesaireye yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kardeşi olan tanık …’nin birlikte yaşadığı kişi olan katılana aralarında sebebi tam olarak anlaşılamayan bir nedenden dolayı kızdığı ve telefonda “Sen pe…nksin, pe…nk olmasan altındaki karına …’dan para istetmezsin, senin ananı avradını sinkaf ederim, senin kızların Isparta’da o…puluk yapıyor, barlarda kosluk yapıyor.” demek suretiyle hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suç İşlemediğine, Hakkında Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, Kardeşi Olan Ve Aleyhine Tanıklık Yapan G. K.’nin Beyanlarını Kabul Etmediğine, Eksik İnceleme Yapıldığına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Katılan ve tanık …’nin aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile tüm dosya kapsamı karşısında mahkemenin sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğine yönelik ve delil değerlendirmesi konusundaki takdir ve gerekçelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2. Savunma Hakkının Kısıtlandığına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı,
3. Lehe Olan Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Mahkemece, “Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde daha önceden kasıtlı suçtan dolayı 3 aydan fazla mahkûmiyet hükmünün oluşu, yeniden suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın ertelenmesine, sanığın kişilik özellikleri, ekonomik ve sosyal durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler de dikkate alınarak takdiren seçenek yaptırımlarına çevrilmesine yer olmadığına,” şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
1. Hakaret suçunun takibinin şikâyete bağlı olması, katılanın hükümden sonra 15.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile şikâyetinden vazgeçmesi karşısında, sanığa şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. Kabule göre;
a. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınmış olması,
b. Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçu olduğu, sanığın aynı ilamla aynı Kanun’un 141 inci maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan da mahkûm olduğu, hırsızlık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle anılan maddenin üçüncü fıkrasının uygulanma olanağının ortadan kalktığı, bu nedenle de atılı suçlara ilişkin 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp, uzlaştırmanın sağlanması halinde, tekerrüre esas başkaca sabıkasının da bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
c. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmişir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilerek 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tekerrür nedeniyle sanığın koşullu salıverilme süresine eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilamda belirtilen süreden fazla olamayacağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.