Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/7929 E. 2023/16295 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7929
KARAR NO : 2023/16295
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; atılı suçu işlediğine veya suç işleme kastı ile hareket ettiğine ilişkin karine bulunmamasına karşın cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, infaz koruma memurlarının telefonla görüşme izni süresi ve sırası olması nedeni ile sanığın yeniden telefonla görüşme isteğini reddedip koğuşuna geri götürmek istedikleri sırada koğuşuna geri dönmemek için infaz koruma memurlarından birine eli ile vurduğu, sanık savunması, şikayetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında eylemin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık savunması, şikayetçilerin beyanı ve olay tutanağı karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen yargılama sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın birden fazla görevliye karşı tehdit niteliğindeki sözler söylemek suretiyle görevi yaptırmamak için direnmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Tekerrüre esas alınan ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiği gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden tekerrür uygulamasına ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.