Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8034 E. 2023/15876 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8034
KARAR NO : 2023/15876
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 Tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6080 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, hükmün gerekçesine, mağdura hakaret etmediğine, cezalandırmaya yeter, somut bir delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ekonomik durumunun ve mağdurun şikayetten vazgeçmesinin dikkate alınmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Adli Tıp Polikliniğine giden sanığın, doktor olan mağdurun başka hastayı muayene ettiği sırada kendisine öncelik verilmesini istediği, sırasını beklemesi gerektiği söylenince de “İb..ye bak, sinkaf ederim adli tıbbı da, doktoru da.” diyerek hakaret ettiği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, tevilli ikrarda bulunmuştur.
3. Mağdur aşamalarda, sanık tarafından davaya konu sözlerle kendisine hakaret edildiğine dair istikrarlı anlatımda bulunmuştur.
4. Olaya ilişkin 08.10.2015 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanık …’nin aşamalardaki beyanlarının, mağdur anlatımını destekler nitelikte olduğu görülmüştür.
6. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Hükmün gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıklandığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilip değerlendirildiği ve ulaşılan kanaatin delillerle ilişkilendirilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükme ilişkin gerekçe yeterli görülüp, sanık savunması, olay tutanağı, mağdur anlatımını destekler mahiyetteki tanık …’nin beyanı ve tüm dosya kapsamıyla sanığın, takibi şikayete bağlı olmayan kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin Mahkeme kabulü yerinde bulunarak, temel cezanın alt sınırdan ve adli para cezası olarak tercih ve takdir edilmiş olması, adli para cezasının taksitlendirilmesi ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasına ilişkin yeterli gerekçe belirtildiği de dikkate alınarak yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “08.10.2015” olarak belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.