Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/815 E. 2023/16202 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/815
KARAR NO : 2023/16202
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile, tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin, samimi şekilde ikrarda bulunmasına karşın hakkında tayin edilen cezadan indirim uygulanmamasının yanlış olduğuna, tekerrüre esas alınan ilamın bu hüküm dışında başka bir hükümde de tekerrüre esas alındığına, eylemin alkolün etkisi ile gerçekleştirildiğine, şikâyetçiyi tanımaması nedeniyle olayda herhangi bir kastının bulunmadığına, buna karşın tarafına fazla ceza verildiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü 155 polis imdat hattını aradığı, telefona cevap veren şikayetçi polis memuru …’dan telefonu bir komisere vermesini istediği, şikayetçinin komiserin bulunmadığını söylemesi üzerine sanığın şikayetçiye iddianamede belirtilen tehdit ve hakaret sözlerini söylediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan ses kaydı inceleme tutanağı ve ses kaydına ilişkin bilirkişi raporunda, sanığın telefon görüşmesinde şikayetçiye yönelik olarak iddia edilen sözleri söylediği, aşamalardaki savunmalarında da olay anında alkollü olması nedeniyle hakaret etmiş olabileceğini beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın ileri sürdüğü temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede, mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması yönündeki gerekçesinde somut olayın özelliği ve dosya kapsamı dikkate alındığında bir isabetsizliğin olmadığının, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında da herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığının, mahkumiyete konu suçların ancak kasten işlenebilen suçlar olduğunun ve olay anında sanığın alkollü olması ya da şikâyetçiyi önceden tanımıyor olmasının sanığın kastını ortadan kaldıran etkenler olmadığının anlaşılması karşısında sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz sebepleri aşağıdaki bozma nedeni dışında yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
16/03/2023 tarihinde karar verildi.