Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/840 E. 2023/17310 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/840
KARAR NO : 2023/17310
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; cezanın haksız olduğuna, karakolda kimseyle diyaloğunun olmadığına, kararın yüzüne okunmadığına ve kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Karakolun nezarethanesinde bulunan sanığın, hakkında işlem yapan şikâyetçi polis memurlarına “A.. koyduklarım, karınızı s…nkaf edeyim, ananızı s…nkaf edeyim, i…neler” vb. şeklinde çok sayıda söz ile hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz sebepleri yönünden; başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün açıklandığı 23.02.2016 tarihli duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sair yönlerden;
a. Sanığın hakaret eylemini karakolun nezarethanesinde gerçekleştirmesi karşısında, bu yerin aleni olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
b. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince arttırım yapılırken hesap hatası sonucu netice hapis cezasının “1 yıl 14 ay 7 gün” yerine “2 yıl 2 ay 7 gün” olarak fazla belirlenmesi,
c. (2-a) numaralı bozma sebebine göre, hakaret suçunun alenen işlenmediğinin kabulü halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.