Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8429 E. 2021/23388 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8429
KARAR NO : 2021/23388
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- a) Sanıklar Halil İbrahim Ünlü ve … hakkında kasten yaralama ve hakaret, sanık … hakkında kasten yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
b) Mağdur …’ın duruşmada mala zarar verme suçu yönünden zararının giderilmiş olması nedeniyle şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında, katılmanın hükümsüz kaldığı,
c- Sanık …’ye yükletilen 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan temyiz edenler …, …, … ve …’ın, doğrudan zarar görmedikleri ve bu nedenle davaya katılma hakları bulunmadığı halde, mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabullerinin , temyiz edenlere bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından,
5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar … ve … müdafisinin, katılanlar …, …, …, …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2- Diğer hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Sanıklar …, … ve …’ye yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali, sanık …’ye yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü

haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar …, … ve … müdafisinin, katılanlar …, …, … ve …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Sanık hakkında, “hepinizi temizleyeceğim” demek suretiyle tehdit ettiği iddiası ile TCK’nın 106/1-2.cümlesi gereğince dava açılmış olmasına karşın, ek savunma hakkı verilmeden iddianamede talep edilmeyen TCK’nın 106/1-1 maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
b- Sanık …’nün katılanlar …, …, … ve …’ı ” hepinizi temizleyeceğim ” demek suretiyle tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi, katılan …’ın sanığın kendilerini tehdit ettiğini beyan etmesine rağmen, aynı anda olay yerinde olan diğer katılanların sanık …’nın kendilerine yönelik tehdit eyleminden söz etmemeleri karşısında, katılanların beyanları arasında oluşan çelişki giderilerek tüm delillerin birlikte değerlendilip tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, yeterli olmayan gerekçe ile tehdit suçundan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisinin ve katılanlar …, …, … ve …’ın temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.