Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8571 E. 2023/17145 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8571
KARAR NO : 2023/17145
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanıklar hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık …’ın, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık …’ün ise aynı suçlardan 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Tebliğnamede, sanıklar hakkında her iki suçtan kurulan hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz istemi, hakkında beraat kararı verilmesine, katılan … vekilinin temyiz istemi ise sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın, diğer sanığın azmettirmesiyle telefonla görüştüğü katılana yönelik söylediği “…şerefsiz, …’de kuru fasulye yemek için …’nin g….nü yal….dun, kanı bozuk, adam değilsin, alçak adam, pe….nk, … Bakanlığında çete kurmuşsunuz ama ben o çeteyi senin başına geçirmezsem adam değilim, …’ye nankörlük yaptın…” biçimindeki sözlerinden dolayı her iki sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılan davada Mahkeme tüm dosya kapsamına göre sanık …’ın atılı suçları işlediğini kabul ederek cezalandırılmasına karar verirken, sanık … hakkında ise atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın Temyiz Nedenleri Yönünden
1.Sanık …’e yükletilen tehdit ve hakaret suçları için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 18.03.2014 tarihi sanığın savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
B. Sanık …’ın Temyiz Nedenleri Yönünden
1.Katılanın beyanı, sanığın ikrar içeren savunması, taraflar arasındaki telefon konuşmasına dair CD inceleme tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçları işlediği anlaşılan sanığın her iki suçtan cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında seçimlik ceza içeren hakaret ve sair tehdit suçlarında temel ceza olarak hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezaların adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
3.7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinde karar bu yönüyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Katılanın Temyiz Nedenleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık … hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık …’ın Temyiz Nedenleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.