Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8582 E. 2023/17829 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8582
KARAR NO : 2023/17829
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakaret kastıyla hareket etmediğine, uğradığı haksızlık karşısında bir anlık öfke ile eylemini gerçekleştirdiğine, “Atipik Psikoz” rahatsızlığı bulunduğuna ve hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 13.07.2015 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesinde savcı olan şikayetçi … için kullandığı “…beni sorguladı, yargıladı, bacanağım bu bölgenin bir numaralı paralelcisidir, Cumhuriyet savcısı da paralelci ve bunun güdümündedir…” biçimindeki ibarelerin suç unsuru oluşturabileceğini belirten Cumhuriyet savcısı olan katılan …’ya söylediği “o zaman sen de paralelcisin, tipinden belli zaten” biçimindeki sözleri nedeniyle iki ayrı hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın, yargı görevi yapan Cumhuriyet savcılarına yönelik sarf ettiği “paralelci” biçimindeki sözleri nedeniyle hakaret suçunu işlediği kabul edilmiş ise de, sanığın eylemini gerçekleştiği tarihte FETÖ/PDY’nin henüz bir terör örgütü olduğu yönünde bir resmi tespit veya alınmış bir karar bulunmadığı halde şikayetçi ile katılanın suç tarihinde “yapılanma” olarak kabul edilen bu oluşumun bir üyesi olduğunun sanık tarafından iddia edilmesinin, muhataplarının onur, şeref ve saygınlıklarını rencide edici boyutta olmaması, sanığın, şikayetçi … için kullandığı sözlerinin ayrıca yasal şikayet hakkı kapsamında kalması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de
a.Sanığın kendisinde “Atipik Psikoz” rahatsızlığı olduğunu iddia etmesi ve temyiz dilekçesi ekinde bu rahatsızlığı nedeniyle kullandığı ilaçlara dair reçeteleri ibraz etmesi karşısında, eylemini gerçekleştirdiği sırada 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b.Sanığın, Cumhuriyet savcısı …’ya verdiği şikayet dilekçedeki Cumhuriyet savcısı …’ye yönelik ifadeleri nedeniyle kendisini uyaran Cumhuriyet savcısı …’yı da aynı şekilde paralelci olarak nitelendirmesi biçimindeki eylemini araya zaman aralığı girmeden, bir suç işleme kararı ve kastıyla gerçekleştirmesi karşısında, eyleminin bütün halinde tek bir hakaret suçunu oluşturduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek temel cezada anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak hüküm kurulması gerekirken, iki ayrı hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
c.7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.