YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8584
KARAR NO : 2023/17149
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2009 tarihli kararı ile sanığın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin bir ve üçüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün, yine hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 ile 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına yönelik kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Bu kararın 02.02.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın 10.07.2013 tarihinde işlediği sair tehdit suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi neticesinde mahkeme tarafından hükümlerin açıklanmasına yönelik ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine yeniden yargılama yapan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararla, açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklandığı görülmüştür.
Tebliğnamede, görevini yaptırmamak için direnme ve tüm polis memurlarına yönelik hakaret suçundan kurulan hükümlerin onanması, polis memuru …’ya yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün ise bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanığın temyiz istemi, dosyasının yeniden incelenmesi gerektiğine ilişkindir.
2-Sanık müdafinin temyiz istemi, yeterli delil bulunmadığından sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz incelemesi dışında kalan sanıklar … ve … ile karıştıkları kazanın diğer tarafı olan …’nin polisler tarafından rapor düzenlenmesi için hastaneye götürüldükleri, …’in, şikayetçi polisler … ve … tarafından hastane içine alındığı, diğer sanıkların ise ekip aracında şikayetçi polis memuru … ile kaldıkları, bu sırada sanığın olay yerine gelerek, kazanın tarafı olan …’i bulmak için hastaneye girmek istediği sırada polis memuru … tarafından durdurulduğu, buna sinirlenen sanığın “sen kim oluyorsun oğlum” biçimindeki sözüyle hakaret ettiği, bu sırada tüm sanıkların …’yı darp edip, yaralanmasına neden oldukları, diğer şikayetçilerin de olay yerine geldikleri, sanıklar … ile …’nin polis memurlarına “sinkaflı sözlerle” hakaret ettikleri iddiasıyla açılan davada Mahkeme, oluşu iddianamedeki gibi kabul ederek sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
1.Şikayetçi polis memurlarının ifadesi, tanıklar …, …, … ile …’in eylemi doğrulayan beyanları, olay tutanağı, polis memuru … hakkında yöntemince düzenlenen rapor ile tüm dosya kapsamına göre görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği anlaşılan sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, polis memuru …’ya yönelik sarf ettiği “sen kim oluyorsun oğlum” biçimindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle şikayetçiye yönelik hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kısmi kabule göre de
a.Sanığın diğer suç failleriyle birlikte atılı hakaret suçunu kabul etmemeleri, şikayetçi …’nın olaydan sonra sıcağı sıcağına verdiği ve mahkemede kabul ettiği ilk ifadesinde, sanığın kendisine yönelik sinkaflı sözlerinden bahsetmediği, şikayetçiler tarafından düzenlenen olay tutanağında ise sanığın ekip aracında şikayetçiler … ile …’ye sinkaflı sözlerle hakaret ettiğinin yazılı olduğu, dosya kapsamına göre şikayetçi …’nın bu anda araçta olmadığı, tanık olarak ifadesine başvurulan hastane güvenlik görevlisi …, hastane çalışanı … ile yine olayda görgüye dayalı bilgileri olan tanıklar … ile …’nin hakarete dair bir beyanlarının bulunmadığı, olay tutanağında imzası olan polis memuru …’nin de ifadesinde hakarete dair bir anlatımının olmadığı anlaşılmakla, alınan beyanlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, beyanlar arasındaki çelişki giderilerek, giderilememesi halindeyse, bu anlatımlar yöntemince irdelenerek, hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanıp tüm bu hususların gerekçeli karara yansıtılmasından sonra sanığın tüm polis memurlarına yönelik hakaret suçunun sübuta erdiğinin kabul edilmesi halinde, bu sözlerin muhatabı olan polisler ve ayrıca aleniyetin tespiti açısından hakaret suçunun ekip aracında mı yoksa hastane önünde mi işlendiğinin şüphe oluşturmayacak bir biçimde tespit edilerek, olayda aleniyet koşullarının oluşup oluşmadığı da tartışılarak, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmesi,
b.Sanığın, öncesinde polis memuru …’ya sonrasında ise şikayetçi tüm polis memurlarına yönelik hakaret içeren sözlerini aynı olay kapsamında, aynı sebeple, araya zaman aralığı da girmeden, bir suç işleme kararı ve kastıyla söylemesi nedeniyle, eyleminin bütün halinde hakaret suçunu oluşturması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel cezada artırım yapılarak tek hüküm kurulması gerekirken, hakaret suçundan iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık … ve müdafisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … ve müdafisinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.