Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8613 E. 2023/18117 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8613
KARAR NO : 2023/18117
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararı ile;
1. Sanıklar … (…) ve … hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Sanık … hakkında, hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin olarak Tebliğnamede bozulması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, savunma hakkının kısıtlandığı, tanıklarının dinlenmediği, delil bulunmadan sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında hüküm kurulurken hüküm fıkrasında adının belirtilmediği, sanıklar … (…) ve … hakkındaki beraat hükümlerinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanık …’un aynı apartmanda oturduğu komşuları olan sanıklar … ve … (…)’un kapılarına gelip “Kim bu eve girip çıkanlar, eve erkek mi alıyorsunuz, o…. çıkın bu evden.” diye hakaret ettiği, sanık …’un hakaret eyleminin katılanların aşamalardaki uyumlu beyanları ve sanık savunması karşısında sabit olduğu, sanıklar … ve … (…) hakkında hakaret suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre yüklenen fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … (…) ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Katılan …’un tanık dinlenmesi talebinin bulunmaması, sanıkların savunması ve tüm dosya kapsamı karşısında atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığına dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık … hakkında katılan …’un şikayetinden vazgeçmediğinin anlaşılması karşısında bu yönde bozma isteyen Tebliğnamedeki görüşe de iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın, tanık dinletme talebi bulunmadığı ve savunma hakkının kısıtlanmadığı, katılan, mağdur beyanları ve sanık savunması karşısında, sanığın hakaret suçunu işlediği hususunda Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanık hakkında hüküm kurulurken hüküm fıkrasında ad ve soyadının yazılmaması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereği yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar … (…) ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.