Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8619 E. 2023/18121 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8619
KARAR NO : 2023/18121
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, 51 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 50 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteğinin; attığı mesajlardaki sözlerin hakaret ve tehdit içermediği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteğinin, eksik inceleme sonucu karar verildiği, tehdit sözlerinin ölümle tehdit niteliğinde olduğu, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin doğru olmadığı, eksik ceza tayin edildiği, pişmanlık göstermediği, hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde katılanın kullanmış olduğu telefona “Yarın işyerine mi geleyim, onu mu istiyon, yalanla dolanla ne işler çevirmeye çalışıyon sen, attığın iftiralar karşılıksız mı kalacağını zannediyon, kimsesiz mi zannediyon sen, ablamı ermeyi senin aklımız yok mu len, bizim çakal anayın ettiği küfürleri unutmadık.” şeklinde mesajlar gönderdiği, eylemlerinin sanık savunması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tehdit suçundan verilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği adli para cezasına çevrildiğinden tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılana söylediği kabul edilen sözlerin, kaba ifade tarzı niteliğinde olup hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Sanığın, katılana attığı mesajdaki sözlerin tehdit niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
3. Kabule göre de,
a) 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereği yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
b) Tehdit suçundan kurulan hüküm fıkrasında, sehven 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ibaresinin yazılması,
c) Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin 26.07.2015 olmasına karşın, 01.01.2015 yazılması,
Belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.