YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/863
KARAR NO : 2023/16195
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2020 tarih ve 2016/12716 sayılı Tebliğnamesi ile hükmün bozulması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; duruşmalarda savunma hakkının kısıtlandığı, lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm verildiği, kararın usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan …’un ilçe devlet hastanesinde doktor olduğu, sanığın olay günü çocuğunu tedavi için hastaneye getirdiği, sanığın çocuğuna serum takılması sırasında damar yolunun açılması işleminde zorluk yaşanması üzerine sanık ile katılan arasında tartışma yaşandığı, bu sırada sanığın önce oda içerisinde katılan …’a, sonra da koridora çıkarak yine katılan …’a ve ayrıca yanına gelen diğer katılanlar …, … ve …’a hitaben herkesin duyabileceği alenî ortamda bağırarak “Si**r olun gidin.” şeklinde söz söyleyerek hakaret ettiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece sanığa atılı katılan …’a yönelik hakaret eyleminin sübut bulduğu kabul olunarak sanığın mahkumiyetine, sanığın diğer katılanlar …, … ve …’a yönelik hakaret eylemi yönünden ise her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delilin elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suçun Sübutuna ve Eksik Araştırma Sonucu Hüküm Kurulduğuna Yönelik Temyizde
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalardaki tutarlı anlatımları, Mahkemece dinlenen tanık …’nin anlatımlarının iddiayı doğrular nitelikte olması ve katılanlar tarafından tanzim olunan tutanak içeriğinin katılanların beyanlarıyla uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında, araştırılmasını gerektiren başka bir husus bulunmadığına ve sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir.
2. Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, diğer lehe hükümler yönünden ise sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasına engel sabıkasının bulunduğu, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme yönünden ise sanığın lehe hüküm talebinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu yönlerden hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın katılanlara yönelik başlattığı hakaret eylemini aleni bir yer olan hastane koridorunda devam ettirmesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ve sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamların en ağır olanı tekerrüre esas alınmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Temyize konu edilmeyen beraat kararı nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yönünden arttırım yapılması gerektiğine dair Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Olayın başlangıcı ve gelişimi değerlendirildiğinde katılan …’dan kaynaklanan her hangi bir haksız eylemin bulunmadığının anlaşılması karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla bu husus yönünden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen kısımlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.