YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8668
KARAR NO : 2023/16742
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, tanıkları dinlenilmeyerek eksik inceleme yapıldığı ve kararın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın, karışmış oldukları farklı bir adli olay nedeniyle adli kontrol istemiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimi’nin karşısına çıkarılan şikâyetçiler … ve …’e hitaben adliye içerisinde “Sizi savcı hakim tutuklamazsa ben silahla öldüreceğim.” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiği, ayrıca yine bahsi geçen diğer adli olayda hakim ve Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan mağdurlar … ve …’ya yönelik “Sizi bırakan savcıyı ve hakimi sinkaf ederim.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A. Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında; olay tarihli tutanak tanıkları dinlenildikten ve sanığın savunmasında bildirdiği … ve … ile hazırlıkta dinlenilen tanık …’nın usulüne uygun davetiye ile çağrılarak olaya ilişkin bilgi ve görgüleri tespit edildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
B.Kabule göre de;
1. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükümden sonra 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ile yine hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına ”aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi karşısında; sanık hakkında tehdit suçu yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın mağdurları tanımadığı, görmediği ve genel ifadelerle atılı sözleri söylediğinin kabul edilmesi karşısında; hakaret içeren sözlerin duraksamaya yol açmayacak şekilde mağdurların şahsına yönelik olduğunun anlaşılamaması dolayısıyla matufiyet şartının olayda nasıl gerçekleştiği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.