Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8705 E. 2023/18615 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8705
KARAR NO : 2023/18615
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemece sanık hakkında şikayetçi ve mağdur polis memurlarına yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca taksitler halinde 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan Cumhuriyet savcısına yönelik hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca taksitler halinde 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede hükümlerin onanmasına dair görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; mahkemece ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, Mahkemenin taraf tutar şekilde ve bir önceki olayla bağlantı kurması gerekirken objektif bir değerlendirme yapmaksızın karar verdiğine, kamu görevlilerine yönelik bir hakaret sözünün bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyerek mağdur edildiğine, bu nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kendisini yaralayan şahısların kendisinden önce bırakıldığını iddia ederek, polis merkezi önünde sokakta önce katılan Cumhuriyet savcısının gıyabında, üç kişiden fazla polis memurunun duyacağı şekilde, devamında da mağdur ve şikâyetçi polis memurlarına hitaben iddianamede belirtilen sözleri söylemek suretiyle hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dair açıklanan gerekçenin yasal ve yeterli olduğu belirlenerek yapılan incelemede sanığın bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın polis memuru olan mağdur ve şikâyetçilere yönelik söylediği sözlerin, mağdur ve şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de;
a. Sanığın, mağdur ve şikâyetçi polis memurları ile katılan Cumhuriyet savcısına yönelik hakaret olarak kabul edilen sözleri aynı kasıt ve olay bütünlüğü içerisinde, kısa zaman aralığında gerçekleştirmiş olması nedeniyle hakaret suçundan, zincirleme suç hükümleri gereğince tek hüküm kurulduktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerekirken, ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
b. Katılan Cumhuriyet savcısına yönelik hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim uygulanırken hesap hatası yapılmak suretiyle, 7.080,00 TL yerine 7.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.