Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8711 E. 2023/17682 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8711
KARAR NO : 2023/17682
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan adli para cezasının, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu, mahkemece hükümden sonra 16.12.2015 tarihli ek karar ile tehdit suçundan açılan davanın, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düşmesine dair verilen kararın yok hükmünde olması da gözetilerek sanığın temyiz isteğinin kesin nitelikte adli para cezası içeren hükme yönelik de bulunduğu, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi hususundaki değerlendirmenin kanun yararına bozma yolu ile mümkün olabileceği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece;
1.Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500,00 TL,
2.Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebeplerinin özetle; kararın bir bütün halinde usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme neticesinde ortaya çıktığına, şikayetçinin şikayetinden vazgeçtiğine, hal böyleyken mahkemece 6.080,00 TL gibi yüksek miktarda cezaya hükmedildiğine, ekonomik ve sosyal durumunun çok kötü olduğuna ve bu para cezasını ödeme imkanının bulunmadığına, bu nedenlerle kararın bozulmasına, aksi halde cezanın ertelenmesine veya başka seçenek yaptırımlara çevrilmesine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun doktor olarak görev yaptığı hastaneye yakınını getiren sanığın, acil servisin pansuman odasında mağdura hitaben iddianamede belirtilen sözleri söyleyerek tehdit ve hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmekle, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; iddianame anlatımında sanığın mağdura yönelik söylediği ifade edilen sözlerin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, ayrıca mahkemece hangi sözün hakaret olarak kabul edildiği açıkça belirtilmeden yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de;
a.Hakaret suçundan temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince  uygulama yapılması yerine, aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlendikten sonra üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması,
b.7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinde karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Tehdit Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle yukarıda belirtilen Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.