YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8716
KARAR NO : 2023/17684
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, uygulama maddesi belirtilmeksizin, suçun haksız bir fiile tepki olarak işlendiği gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede hükmün onanmasına dair görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; sanığın katılana hitaben hakaret etmesinden sonra katılanın sanığa kime ne dediğini sorması üzerine sanığın tekrar ” Sana dedim, oha dedim.” diyerek müvekkiline ikinci kez hakaret etmesi nedeniyle, hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinden bahsedilemeyeceğine, sanığın ikinci defa aynı sözü kullanmasının kastını açıkça ortaya koyduğuna, kaldı ki katılandan kaynaklanan haksız bir fiilin varlığına dair her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığına, bu ve resen belirlenecek sebepler uyarınca kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Öğretmen olan tarafların olay tarihinde öğretmenler günü kutlamasında bulundukları sırada, sanığın, ensesine katılanın elinin çarpması şeklinde gerçekleşen haksız bir fiile tepki olarak “Oha” demek suretiyle katılana yönelik hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiş olup, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkeme’nin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik söylediği sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraat kararı yerine yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi,
2.Kabule göre de; ceza verilmesine yer olmadığı kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci ve 232 nci maddesinin altıncı fıkralarına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.