Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/873 E. 2023/17320 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/873
KARAR NO : 2023/17320
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık müdafiinin yüzünde kurulan beraat hükmüne karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.11.2015 tarihinde vekalet ücretine yönelik temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından yapılan temyize yönelik olarak sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin itirazı kabul edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Tebliğname’de sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; vekalet ücretine hükmedilmemesi konusu ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteğinin; sanığın hakaret eyleminin sabit olduğuna, Ağır Ceza Mahkemesinin işin esasına girmesinin hatalı olduğuna, yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde değerlendirme yapabileceğine, mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesinin kararına dayanarak yapmış olduğu değerlendirmenin de hatalı olduğuna ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
3. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanığın üzerine atılı suçun oluştuğuna, sanığın cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
… Kaymakamlığında yazı işleri müdürü olan sanığın, kendisi hakkında idari soruşturma başlatan katılan … Kaymakamı’na yönelik olarak savunma dilekçesinde; “Kaymakam tam bir ayrımcıdır, ….etnik ayrımcılık yaptığı, …ırkçılık yaptığı anlaşılacaktır” şeklinde ifadelerle hakarette bulunduğu iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin yüzünde kurulan beraat hükmüne karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.11.2015 tarihinde vekalet ücretine yönelik temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün 412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 03.03.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.