Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8794 E. 2023/17572 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8794
KARAR NO : 2023/17572
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kötü muamele

Sanık hakkında katılana karşı hakaret suçundan neticeten hükmolunan 1.500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktar itibarıyla 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kötü muamele suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten verilen 1.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında kötü muamele suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; sanığın üzerine atılı suçları işlemediği, sanığın aşamalardaki tutarlı savunmasına itibar edilmesi yerine olay yerine yakın olmayan tanığın beyanına itibar edilerek mahkumiyet kararları verildiği, sunulan delillerin mahkemece dikkate alınmadığı, suçların sabit olmadığı, kesin delillerin bulunmamasına rağmen mahkumiyet kararları verildiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, sanığın eşi olduğu, son 5 yıldır anlaşamamaları nedeniyle aynı apartmanda altlı üstlü farklı dairelerde oturdukları, her iki dairenin de sanığın üzerine kayıtlı olduğu, katılanla sanık arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle sanığın, önce katılanın oturduğu evi katılanın rızası ve bilgisi dışında iki kez satışa çıkardığı, katılanın haberdar olması üzerine tapuya şerh verdirdiği, sanığın katılanı yıldırmak gayesiyle, üç defa elektiriğini kesip, şarter düğmesini kırdığı, hatta bir keresinde iftar saatine çok az bir zaman kala bunu yaptığı, bu eylemler sonucu katılanın uzun süre elektriksiz kaldığı, bu şekilde sanığın merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak nitelikte eylemde bulunarak kötü muamele suçunu işlediği, yine sanığın bu olaylar sırasında katılana yönelik “Ananı avradını sinkaf edeceğim, utanmazlar.” diyerek hakaret ettiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı hakaret ve kötü muamele suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Kötü Muamele Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun oluşması için mağdura yönelik fiillerin süreklilik arz etmesi ve kanunda düzenlenen fiillerden farklılaşması gerektiği, her türlü kötü muamelenin bu suçun oluşmasını olanaklı kılmayacağı, yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur bırakmak gibi eylemlerin bu suça örnek olabileceği göz önüne alınmalıdır.
İncelemeye konu dosyada; tarafların evli oldukları ve olay tarihi öncesinde yaklaşık 5 yıldır ayrı yaşadıkları, aynı binada altlı üstlü sanığa ait farklı dairelerde oturdukları anlaşılmakla, sanığın, katılanın ikamet ettiği evin elektiriğini üç defa kesip, şarter düğmesini kırdığı, bu eylemler sonucu katılanın uzun
süre elektriksiz kaldığı şeklindeki katılanın anlatımları dikkate alınarak, Yerel Mahkemece kabul ve oluşa göre sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 113 üncü maddesinde düzenlenen kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek aynı Kanun’un 232 nci maddesi uyarınca kötü muamele suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Belirlendiğinden hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kötü Muamele Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.