Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8881 E. 2023/17705 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8881
KARAR NO : 2023/17705
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e ) bentleri, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlemediği, eksik incelemeye dayalı karar verildiği, atılı suçlardan ceza tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay günü tartıştığı annesi olan katılan …’ya sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, babası olan katılan … müdahale edince ona da sinkaflı sözle hakaret edip tiner fırlatmak suretiyle sırtından yaraladığı, eylemlerinin sanık savunması, katılanların beyanları, adli rapor ve tüm dosya kapsamı karşısında, sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanların anlatımı, adli rapor ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın, olay günü tartıştığı annesi olan katılan …’ya sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, babası olan katılan … müdahale edince ona da sinkaflı sözle hakaret ettiği olayda; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK), 11.06.2013 tarihli, 2013/13-293 Esas ve 2013/297 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında, sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman aralığı içerisinde, aynı suç işleme kararıyla ve birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleştirmesi dolayısıyla eylemlerin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Sanığın aşamalarda, katılanların kendisine hakaret ettiğini ve babasının kendisine bir cisim fırlattığına ilişkin savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre kasten yaralama yönünden 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun’un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3. Üst soyunu silahtan sayılan tiner ile yaralayan sanık hakkında, temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e ) bentlerindeki birden fazla nitelikli hal nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, kasten yaralama suçundan yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.