YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8896
KARAR NO : 2023/18789
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/104 E., 2015/127 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 29 uncu, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın beraat etmesi gerektiğine, eksik inceleme yapılarak sanığın adil yargılanma ve savunma haklarının ihlal edildiğine, sanık hakkında yetersiz gerekçeyle takdiri indirim ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığına vesaireye yöneliktir.
2. Katılanın temyizi, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmasının hatalı olduğuna ve indirim oranının fazla olduğuna vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde … köyü 7-8 numaralı orman kesim sahasında ağaç kesimi yaptığı sırada, Orman İşletme Şefi olarak görev yapan katılanın orman muhafaza memuru ve jandarma personeli olan tanıklarla olay yerine giderek kesimin durdurulmasını istemesi üzerine, taraflar arasında başlayan tartışmada; sanığın, katılana hitaben “Sen kaçakçıları kolluyor eskortluk yapıyorsun, paralel yapısın, benden 10.000,00 TL istedin sana vermediğim için bunları bana yapıyorsun.” demek suretiyle kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede
Katılan ve tanıkların aşamalardaki anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü ile mahkûmiyeti yönündeki, temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği, “sanığın geçmişi, aynı suçtan tekerrüre esas olan ve olmayan kesinleşmiş mahkûmiyetlerinin olması ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlemekten dolayı samimi ve ciddi bir pişmanlığının müşahede ve tespit edilmemesi, dolayısıyla ileride suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizce hiçbir kanaat oluşmaması, cezanın caydırıcı olması gereken etkisi, suç işleme eğilimi gözetilerek sanık hakkında takdiri indirim nedeninin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına” yönelik gerekçesi karşısında; mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi ile Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
1. Katılanın hangi eyleminin haksızlık teşkil ettiği kanıtlara dayalı olarak açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
2. Kabule göre; hakaret suçu bakımından özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine, aynı Kanun’un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.