YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8905
KARAR NO : 2023/18060
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi sübuta, atılı suçu işlemediğine, Mahkemenin delilleri hatalı değerlendirdiğine, suçu kabul etmemekle birlikte hakaret suçuna konu eylem sebebiyle verilen cezanın orantılı olmadığına vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde bir yakınının … Devlet Hastanesinin cerrahi bölümünde yatarak tedavi görmesi nedeniyle ziyaretine gittiği, hasta odasında sigara içilmesi meselesinden dolayı aynı hastanede özel güvenlik görevlisi olarak çalışan katılanın, sanık ve yakınlarına uyarıda bulunması üzerine taraflar arası başlayan tartışmada, sanığın cerrahi bölüm koridorunda katılana hitaben “geri zekalı” demek suretiyle kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Katılanın ve hastanede hemşire olarak görev yapan tanık beyanlarının birbirleriyle ve olayın akışı ile uyumlu olması karşısında; sanığın üzerine atılı hakaret suçunun sübuta erdiği, sanığın mahkumiyetine, verilen cezanın sanığın mükerrir olması sebebiyle suçun yaptırımı ile uyumlu olması ve delililerin takdiri konusundaki Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmaması sebebiyle sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve sanığın hakaret suçunu hastanenin cerrahi servis koridorunda işlediğinin kabul edilmesi karşısında, aleniyet öğesinin oluşup oluşmadığı konusunda yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
2. Aleniyetin oluşmadığının kabulü halinde ise; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmişir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.