Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9021 E. 2023/16015 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9021
KARAR NO : 2023/16015
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
A. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

B. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz istemi; hakaret suçunun şikâyete tabi olup mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiği, uzlaşma ve tahrik hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesindeki takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının usul ve Yasaya aykırı olduğu, izah edilen ve re’sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiği vesaire,
B. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığa atılı hakaret suçunun şikâyete tabi olup mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiği vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Kasten Yaralama Suçu Yönünden
Sanığın, eşi olan mağdurun boğazını sıkmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın savunması, mağdurun beyanı, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak atılı suçu işlediği kabul olunmuştur.
B. Hakaret Suçu Yönünden
Sanığın eşi olan mağdura messenger uygulaması üzerinden “Hepinizin a… koyarım. (saat:20.50)”, “Senin de onun da Allahını sinkaf ederim, Amk hepinizin. (saat:20.53)” şeklinde hakaret içeren mesajlar gönderdiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın savunması, mağdurun beyanı, mesaj tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak atılı suçu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Hakaret suçunun eşe karşı kasten yaralama suçuyla birlikte işlendiğinden uzlaşmaya tabi olmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulandığı anlaşıldığından hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenmekle sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık ile O yer Cumhuriyet savcısının aşağıdaki bozma sebebi dışında sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a. Sanığa atılı 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen hakaret suçunun, aynı Kanun’un 131 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu ve mağdurun 08.12.2015 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığa, şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Kabule göre de;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ile O yer Cumhuriyet savcısnın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.