Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/905 E. 2023/17820 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/905
KARAR NO : 2023/17820
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 9 ay hapis cezası ile, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli iptal kararı uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle kararın bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık vasisinin temyiz istemi, oğlu olan sanığın polis tarafından darp edildiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, oğlunun cezai ehliyetinin bulunmadığına dair raporlar olduğu halde Adli Tıp Kurumundan alınan ve içeriği çelişkiler barındıran rapor uyarınca usul ve kanuna aykırı bir biçimde mahkumiyet kararı verildiğine, sanık müdafiinin temyiz istemi ise sanığın cezai ehliyetinin olmadığına, deliller yeterince irdelenmeden karar verildiğine, sanığın yargılandığı başka dosyalarda cezai ehliyeti bulunmadığına karar verildiği ile kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Denetimli serbestlik kapsamında olan sanığın imza yükümlülüğünü yerine getirmek için gittiği polis merkezinde şikayetçi polis memuruna sinkaflı sözlerle hakaret edip, şikayetçiye saldırarak onun yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, iddia, sanık savunması, şikayetçi beyanı, tutanak tanıklarının anlatımları, şikayetçi hakkında düzenlenen rapor, sanık hakkında Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor ile tüm dosya kapsamına göre oluşu iddianamedeki gibi kabul ederek sanığın sübut bulan suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
Hakaret suçunun aleni bir yer olan polis merkezinin koridorunda işlenmiş olması nedeniyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Sanık atılı suçlamaları inkar etmiş ise de, olay tutanağı ile uyumlu şikâyetçi ve tanık polis memurlarının beyanları, şikayetçinin yaralanmasına dair yöntemince düzenlenen rapor, suç tarihinde sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu bildirir Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulunun 06.11.2015, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 07.10.2015 tarihli raporları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği anlaşılmakla, sübut bulan suçlardan cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanık vasisi ile müdafiinin temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir.
2. Sanığa yükletilen kasten yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçu aleni bir yer olan polis merkezinin koridorunda işlenmiş olmasına karşın, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık … vasisi ile müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.