YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9141
KARAR NO : 2023/17123
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinın, temyiz sebeplerine yer vermediği 01.12.2015 havale tarihli süre turum dilekçesiyle kararın bozulmasını ve gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen ek temyiz dilekçesini sunmadığı tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılana “Lan ş…, sen kimin çocuğunu kimden kaçırıyorsun.” şeklinde sözler söylemek suretiyle hakaret ettiği iddia olunmuştur.
1. Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Katılan istikrarlı anlatımlarda bulunmaktadır.
3. Tanıklar … ve …’nin, sanık savunmasını, tanık …’nin de katılan anlatımını doğruladığı tespit edilmiştir.
4. Yerel Mahkemece, “Katılanın beyanı ve tanık …’nin anlatımlarından başka, sanığın cezalandırılmasını gerektirir, mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği, tanık …’.nin anlatımları ile diğer tanıkların anlatımları arasında çelişki olduğu, tanık …’nin katılanın annesi olduğu, taraflı beyanda bulunduğu, sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkememizde şüphe oluştuğu anlaşıldığından, cezanın temel ilkelerinden biri olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözönüne alınarak.” şeklindeki gerekçeyle atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut değerlendirildiğinde; sanığın suçlamayı kabul etmemesi, tanıkların anlatımları arasında çelişkiler bulunması ve tarafsız tanık anlatımının da bulunmaması karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.