YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9144
KARAR NO : 2023/17117
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; tanık …’nün anlatımları ile sanığın hakaret eyleminin sabit olduğu belirtilerek mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın oğlu olan 23.06.2009 doğumlu mağdur …ya “Senin baban cezaevinde, hırsızlık yaptı, esrar sattı.” şeklinde sözler söylemek suretiyle hakaret suçunu işlediği iddia olunmuştur.
1. Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Tanık …’nün aşamalarda iddia yönünden anlatımlarda bulunduğu belirlenmiştir.
3. Kovuşturma aşamasında dinlenen tanıklar …, …, …, …’nin olaya dair bilgilerinin olmadıkları tespit edilmiştir.
4. Sanık ile tanık … arasında husumet bulunup bulunmadığının tespitine dair 12.10.2015 tarihli kolluk tutanağın tutulduğu belirlenmiştir.
5. Yerel Mahkemece, “Tanık … ile sanık arasında husumet bulunduğu, dosyada olayı duyan katılanın iddiasını destekler başkaca tanık bulunmadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı hakaret eylemini işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil elde edilemediği, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından ve şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi gereğince” şeklindeki gerekçeyle atılı suçtan beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe aşağıda belirtilen nedenlerle iştirak edilmemiştir.
1. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, tanık … ile sanık arasında husumet bulunması, kolluk tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında atılı suçtan beraat hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.