YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/921
KARAR NO : 2023/16825
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanığın, 04.08.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; polis ekipleri geldiğinde ehliyet ve ruhsatını verdiğine, annesi, teyzesi ve dayısı dinlenilmeden eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna, hakaret suçundan adli para cezası tercih edilmesine karşın görevi yaptırmamak için direnme suçunda hapis cezası verilmesi nedeniyle hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın alkollü vaziyette tehlikeli şekilde araç kullandığı anonsunun yapılması üzerine katılan polis memurları tarafından aracın aranmaya başladığı, aracı park halinde gördükleri bir süre sonra sanığın aracının başına geldiği, araç evrakları incelendiğinde, sigorta ve muayene süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle sanığa ceza yazılacağı aşamada “Siz bana nasıl ceza kesersiniz, nasıl aracımı bağlarsınız, ben … ile … dağında askerim, vatan bekliyorum, sizin için bayrak için çarpışıyorum PKK’lılar ile siz burada yatıyorsunuz, burada vatan kurtarmak kolay, ben …yüm, siz … partilisiniz, biz de iktidara geleceğiz, sizleri bunların hesabına soracağız, siz satılmış polisler, sizin ananızı sinkaf ederim, Allah belanızı versin.” gibi sözlerle hakaret ve tehditte bulunduğu, yine eylemini saldırganlık aşamasına getirerek polis memurlarını iteklemeye başladığı şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçlamaları tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılanların aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. Tanıklar …, … ve …’nin beyanları ile 11.07.2010 tarihli olay tespit tutanağı, dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanığın tevil yollu ikrarı, katılanların aşamalardaki istikrarlı ve uyumlu beyanları, tanıklar …, … ve …’nin aşamalardaki beyanları ile sanığın atılı suçları işlediği anlaşıldığından, sanığın mahkumiyetine dair ve sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, Mahkemece, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hüküm açıklandığından, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın birden fazla görevliye direnmesine karşın, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Mahkemece verilen hükümlerde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.