Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9356 E. 2023/17201 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9356
KARAR NO : 2023/17201
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesini birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, iddianameye konu hakaret içerikli mesajlar nedeniyle yargılandığına, mağdur …’nün kendisini tehdit ettiği halde mağdura yönelik kamu davası açılmadığına, hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmediğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan … ile sanığın gayri resmi birlikteliklerinden ortak çocuklarının olduğu, aralarındaki geçimsizlik nedeniyle ayrı yaşayan katılanın sanığın yanında kalan çocuğu ile görüşmek için sanığı aradığı, sanığın konuşma sırasında katılana yönelik “senin babayın da g…ü sinkaf edeyim, senin de g…ü sinkaf edeyim, bacıyı da sinkaf edeyim, ananı da sinkaf edeyim, o…u, .. senin … bacın onun a…a koyayım, a…a koyduğumun o…u” diyerek hakaret ettiği, katılan beyanı, katılanın kardeşi mağdur …’nün anlatımı ve CD inceleme tutanağı ile sabit olduğu, Yerel mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılan beyanı ile örtüşen mağdur …’nün beyanı ve CD inceleme tutanağı karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti olan mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak ,
1. Sanığın savunmasında, katılan … ve mağdur …’nün daha önceden de hakkında benzer suçlar nedeniyle şikayetçi olduklarını belirtmesi karşısında, ilgili dava dosyaları getirtilerek, aşamasına göre bu dava ile birleştirilmesi, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de ;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına karşı sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.