Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9359 E. 2023/17562 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9359
KARAR NO : 2023/17562
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 08.05.2013 tarih ve 2012/834 E., 2013/286 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 265 inci ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yukarıda belirtilen şekilde aynen açıklanmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLER
Sanığın temyiz isteği, tarafına isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil olmaksızın hakkında eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve temyiz dışı sanıkların içinde bulunduğu asker uğurlama konvoyunda araçlardan birinden silah atıldığı ve araçların trafiği tehlikeye düşürecek şekilde sevk ve idare edildiğinin emniyet haber merkezince anons edilmesi üzerine mağdurların görevleri gereği olaya müdahale ettikleri ve konvoyu takip etmeye başladıkları, konvoya sağa çekip durmaları konusunda sesli ve sirenle uyarı yaptıkları, buna rağmen araçların hızlanarak kaçmaya başladıkları, takip sonucu araçların durdurulduğu, araç sürücülerinden evrakların istenildiği, sanığın mağdurlara “Biz askeriz lan, bize dokunamazsınız, gidip sizi savcıya şikayet edeceğim, göreceksiniz siz.” diyerek görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla tehditte bulunduğunun, mağdurların beyanları ve olay tutanağı ile sabit olduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Olay tutanağı ve mağdurların beyanlarına göre; sanığın temyiz dışı sanıklarla asker uğurlama konvoyunda bulunduğu, ihbar üzerine durdurulan konvoyda sanığın mağdurlara hitaben söylediği sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit niteliğinde olmayıp şikayet hakkının kullanılmasına yönelik olduğu, dolayısıyla görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurununun somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de;
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla kişi ile birlikte ve birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürüdülüp sonuçlandırılmak üzere,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.