Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9378 E. 2023/19187 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9378
KARAR NO : 2023/19187
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2015/129 E. 2016/12 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, gerekçesiz karar verildiğine, yazı içeriklerinin ne şekilde hakaret suçunu oluşturduğunun açıklanmadığına, yazı içeriklerindeki söylemlerin gerçeklik payının araştırılmadığına, haber içeriğindeki ağır eleştirilerin tek başına hakaret suçunu oluşturmayacağına, kabule göre ise lehine olan kanun maddelerinin uygulanmadığına, cezanın ertelenmediğine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … Haber isimli günlük gazetede köşe yazarı olarak görev yaptığı, sanığın katılanla ilgili başlatılan bir soruşturma olduğundan bahisle katılanın fotoğrafını da yayınlamak suretiyle “C.Ü yapı işlerine Bürokratlar mı yoksa imtiyazlı müteahhitler mi yönetiyor.”, yine aynı gazetenin 16.09.2014 tarihli nüshasında “Yolsuzluk çarkı dönmeye devam ediyor.” 17.09.2014 tarihli nüshasında da katılanın adı zikredilerek haksız ihaleler kazanıldığı, 18.09.2014 tarihli nüshada ise yolsuzluk yapıldığını, 19.09.2014 tarihli nüshada ise katılanın suç örgütü kurduğuna yönelik iddiaları içerir yazılar yazarak katılana hakaret ettiği iddiası ile açılan davada yazı içeriklerinden sanığın, katılanın kişilik haklarını ihlal ettiği Yerel Mahkemece sabit kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Mahkemece “Yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat edinilmediği” gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 nci uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak,
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılana yönelik ağır eleştiri niteliğindeki sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılırken, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine aynı maddenin ikinci fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi,
b. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.