Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9415 E. 2023/17506 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9415
KARAR NO : 2023/17506
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında
1.Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilerek 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve aynı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına,
2.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilerek 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve aynı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık … ve temyiz dışı sanık …’nin, olay tarihinde elinde bıçak olan tanık …’yü etkisiz hale getirmeye çalışan trafik ekibine takviye olarak gelen … kod no.lu asayiş ekibinde görevli mağdurlara hitaben ”Bırakın lan kardeşimizi, s… sizin devletinizi’.’ diyerek aleni mahalde hakarette bulundukları, ardından tanığı polis memurlarının elinden almaya çalışarak direndikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Mağdurların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık …’nün beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5. Olay tutanağı, CD izleme tutanağı ve sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.5237 sayılı Kanun’un 265. maddesinde “Görevi yaptırmamak için direnme.” başlığıyla “Seçenekli hareketli.” ve “Amaçlı bir fiil.” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “Cebir veya tehdit.” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, Mahkemece sanığın eyleminin elinde bıçak olan tanığı mağdur polis memurlarının elinden almaya çalışarak direnmesi şeklinde kabul edilmesi karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurlarının somut olayda ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
2.5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmişse de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçundan temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
3.Mahkemece sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini birlikte gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesine karşın, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
4.Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezaların, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, adli sicil kaydında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kayıt bulunan sanık hakkında, ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi tartışılırken “CMK’nın 231/8-2. cümlesinin ‘Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.’ amir hükmü gereği şartları oluşmayan” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi
5.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.