Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9437 E. 2023/17515 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9437
KARAR NO : 2023/17515
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının delaletiyle ikinci fıkrasında düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanığın kendi isteğiyle alkol metreye üflemediğine, akabinde Cumhuriyet Savcılığının yazılı talimatıyla şüphelinin kan örneğinin alınmasının istendiğine, sanığın bu talimata da aykırı olarak kan vermek istemediğine, sanığın bu eyleminin kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli cebir eylemini oluşturduğuna, yine sanık hakkında düzenlenen doktor raporuyla sanığın bu şekilde araç kullanamayacağı yönünde rapor tanzim edildiğine, sanığın 1-2 bira içtim demek suretiyle alkol aldığını kabul ettiğine, aldığı alkolün derecesinin tespit edilmesine kendisinin engel olduğuna, bu haliyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunun anlaşıldığına, kararın usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, trafik ekiplerinin yaptığı uygulama sırasında dur ihtarına uymayarak sevk ve idaresindeki araçla kaçan sanığın görevli ekipçe takip edilerek yakalandığı, görünüşte alkollü olduğundan alkol metreye üflemesi istendiği halde alkol metreye üflemediği, alkollü olması ve sürücü belgesinin bulunmaması nedeniyle gerekli işlemlerinin yapılarak doktor raporu aldırılmak üzere ekip aracına binmesinin istendiği, binmek istememesi üzerine polis memurlarınca zor kullanılarak otoya bindirilmek istendiği sırada polis memurlarına direndiği, çıkan arbedede polis memuru olan mağdurun basit şekilde yaralandığı, alkollü araç kullanması ve alkol metreye üflememesi nedeniyle idari yaptırım uygulanan sanığın adli yönden delil teşkil edecek alkol raporunun alınması için hastaneye götürüldüğü, hastanede de alkol metreyi üflemediği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığı gözetilerek yazılı olarak şüphelinin kanından alkol muayenesi yapılması için talimat verildiği, verilen talimata rağmen sanığın görevli memurlara direndiği, rapor için kan vermediği, alınan doktor raporunda gözlemle alkollü olduğu ve mevcut haliyle araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğu bildirilen sanığın hem alkollü şekilde araç kullanarak, hem de dur ihtarına rağmen durmayıp aracıyla kaçmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, her ne kadar dur ihtarını fark etmediğini söylese de aracında bulunan ruhsatsız tüfek ve alkollü olması nedeniyle kaçtığının anlaşıldığı ve görevli memurlara direnerek yapılacak işlemlere engel olduğu iddiası ile kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın görevli memurlara karşı direnme eyleminin pasif direnme biçiminde olduğu, mağduru kasten yaralamadığı ve sanığın dosyada alkol raporunun olmadığı, sadece araç sevk ve idare edemeyeceği hususunun belirtildiği raporda, herhangi bir gözleme yer verilmediği, herhangi bir kazaya sebebiyet vermediği, almış olduğu alkol sebebiyle güvenli bir şekilde araç sevk ve idare edip edemeyeceği hususunun açıklığa kavuşmadığı anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan görevi yaptırmamak için direnme ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanık hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiştir.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Mağdur ve tanıklar … ile …’nün beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
4. 13.01.2015 tarihli 00:25 ve 02:00 saatlerinde tanzim edilmiş tutanaklar ve sanıkla mağdur hakkında tanzim edilmiş adli muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık savunması, mağdur beyanı, tanıkların anlatımları, olay tutanakları, sanıkla mağdur hakkında tanzim edilmiş adli muayene raporları, oluş, tüm dosya kapsamı karşısında, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından beraat kararları verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.