YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9509
KARAR NO : 2023/18839
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/546 E., 2015/312 K.
SUÇ : Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mağdur …’ın usulune uygun tebligata rağmen duruşmalara gelmediği ve açılan kamu davasına usulüne uygun olarak katılmadığı; şikâyetçiler …, …, …, …, …, … ve …’in kovuşturma aşamasında 10.03.2015 tarihli ilk celsede açıkça davaya katılmak istemediklerini beyan ettikleri; şikâyetçi … Sendikasının ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2019/285 Esas, 2019/554 Karar sayılı kararı uyarınca suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi ve mağdurlar vekilinin sıfat yokluğu nedeniyle temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Katılanlar vekilinin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat hükümleri kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi, mağdurlar ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu belirtilerek mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların … Ambalaj ve Yalıtım San. A.Ş.’nin yetkilisi oldukları, mağdurların ve katılanların adı geçen şirkete ait fabrikada işçi olarak çalıştıkları ve şikâyetçi … Sendikasına üye oldukları, sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde mağdurlar ve katılanlarla görüşmeler yapıp, onlara … Sendikasından istifa etmezler ise işten çıkartılacaklarını belirterek baskı yapmak suretiyle mağdurların ve katılanların … Sendikası üyeliklerinden istifa etmelerini sağladıkları iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi ve Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede
Mağdur …’ın usulune uygun tebligata rağmen duruşmalara gelmediği ve açılan kamu davasına usulüne uygun olarak katılmadığı; şikâyetçiler …, …, …, …, …, … ve …’in kovuşturma aşamasında 10.03.2015 tarihli ilk celsede açıkça davaya katılmak istemediklerini beyan ettikleri; şikâyetçi … Sendikasının ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2019/285 Esas, 2019/554 Karar sayılı kararı uyarınca suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, mağdur ve şikâyetçiler vekilinin sıfat yokluğu nedeniyle temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 118 inci maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanşımı süresini kesen son işlemin sanıkların sorguları olduğu, sanıklar … ve …’ın 10.03.2015, sanık …’in 19.01.2015 tarihinde sorgularının yapıldığı, bu tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Şikâyetçi ve Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İnceleme
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklandığı üzere şikâyetçi ve mağdurların 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi ve mağdurlar vekilinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.