YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9514
KARAR NO : 2023/18195
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine ve denetim süresinin 2 yıl olarak belirlenmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; hapis cezasının ertelenmesi şartlarının oluşmadığına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, doktor olan katılanlara, görevlerinden dolayı acil servis muayene odasında ”A…koyayım, bu hastaneyi de sinkaf ederim, sen kimsin, benim barkodumu alamazsınız, doktoru da sinkaf ederim” şeklinde sözler söyleyerek hakaret suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
1. Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Katılanlar benzer ve istikrarlı anlatımlarda bulunmuşlardır.
3. Sanığın nişanlısı olduğunu beyan eden tanık E. Ü.’nün sanık savunmasını doğrular yönde anlatımda bulunduğu belirlenmiştir.
4. 06.03.2014 tarihli tutanak ve beyaz kod uygulama formu düzenlenmiştir.
5. Sanığa ait adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Hapis Cezasının Ertelenmesi Şartlarının Oluşmadığına İlişkin
Sanığın adli sicil kaydında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil eden sabıkasının ve yargılama sürecine yansıyan olumsuz bir tutum ve davranışının bulunmaması karşısında, sanık hakkında mezkur suçtan hükmedilen hapis cezasının anılan Kanun maddesi uyarınca ertelenmesine dair Yerel Mahkemenin gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin
Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılanların Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi karşısında, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddeleri uyarınca Sağlık Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
B. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak,
1. 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki kendi altsoyu üzerindeki haklar dışındaki diğer haklardan yoksun kılınma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle, hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-2) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.