Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9530 E. 2023/19518 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9530
KARAR NO : 2023/19518
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/786 E., 2016/78 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle de hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle de hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, suçların sanık tarafından işlenmediği, şüpheye dayalı mahkumiyet hükümleri kurulduğu, lehe hükümlerin uygulanmadığı, usul ve Kanun’a aykırı olan kararın bozulması gerektiği talebine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde asker eğlencesinin olduğu, bu eğlenceye temyiz dışı sanık R.T.T.’nin de katıldığı, eğlence bitiminde konvoy oluşturdukları, sanığın da bu konvoyda bulunduğu, temyiz dışı sanık R.T.T.’nin tehlikeli biçimde araç kullanması nedeniyle görevli polis memurlarının aracı durdurdukları, sanığın, temyiz dışı sanık ve yanlarındaki kişilerin araçtan inerek görevli şikâyetçi … ile katılan … F.’nin üzerine yürüdükleri, “Bizi niye durduruyorsunuz, bize karışamazsınız, anasını avradını sinkaf ettiklerim.” şeklinde sözler söyledikleri, çıkan arbade de sanığın, temyiz dışı sanık ile birlikte katılan … F.’yi yumrukla vurmak suretiyle yaraladıkları iddiası ile açılan davalarda, Mahkemece sanığın eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık ve temyiz dışı sanığın aşamalardaki savunmaları, şikâyetçi ve katılanın beyanları, adli muayene raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı uyarınca, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde, yine sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi üzerine denetim süresinde yeniden kasıtlı suç işlemesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde, hükümlerin aynen açıklanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme eyleminin birden fazla kişiye karşı işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmemişse de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.