YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9558
KARAR NO : 2023/19522
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/738 E., 2016/13 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle de hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle de hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, mahkumiyet hükümlerinin bozulması ve beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde devriye görevi yapan polis memuru şikâyetçilerin, şüpheli hareketler sergileyen 6 kişinin yanına gidip kimlik sorduklarında temyiz dışı sanık B.E.’nin “Bu mahallede başka adam yok mu, hep bizi çeviriyorsunuz, hep bizi arıyorsunuz lan a*na koyduğumun polisleri” şeklinde sözler söylediği, şikâyetçiler tarafından olay yerine takviye ekip çağrıldığı, taşkınlığını arttıran temyiz dışı sanık B.E.’nin kimlik istemek için elini uzatan şikâyetçi polis memuru Ö.F.A.’nın sol el baş parmağını tutup çevirerek ve boğazını sıkıp parmağını gözüne sokmak suretiyle yaraladığı, sanığın ise şikâyetçi polis memurlarına hitaben “Hepinizi öldüreceğim, sizi polis yapan devletin a*na koyayım.” şeklinde bağırdığı iddiası ile açılan davalarda, Mahkemece sanığın eylemleri sabit görülerek atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, şikâyetçilerin istikrarlı ve tutarlı beyanları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçları işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın birden fazla kişiyle birlikte ve birden fazla görevliye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlemesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uygulanmamış,
Hakaret eylemini beş şikâyetçiye karşı ve alenen işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği ve aynı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.