YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9608
KARAR NO : 2023/19144
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/418 E., 2015/471 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan 5187 sayılı Basın Kanunu’nun (5187 sayılı Kanun) 26 ncı ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, internet ile yapılan yayınlar yönünden Basın Kanunu hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı, bu nedenle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilemeyeceği, sanıkların Basın Kanunu’nda belirtilen basın görevlisi sıfatını taşımadıkları, bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteğinin; internet yoluyla yapılan haberlerin Basın Kanunu kapsamına girmediği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında internet sitelerinde yaptıkları haberlerle katılana yönelik hakaret suçunu işledikleri iddia edilen olayda, Yerel Mahkemece, 5187 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinde yer alan düzenleme karşısında iddianamenin en geç şikayet dilekçesinin verildiği 03.02.2015 tarihinden itibaren (TCK m.67/4’de düzenlenen uzamış zamanaşımı süresi ile birlikte) 03.11.2015 tarihinde açılması gerektiği, iddianame tarihinin 21.11.2015 olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolduğu, her ne kadar internet yoluyla yapılan yayınlar nedeniyle 5187 sayılı Kanun’un uygulanmaması gerektiği, bu konuda açık düzenleme bulunmadığı iddia edilebilirse de; tanımlar başlıklı aynı Kanun’un ikinci maddesinde internet yayınlarını da kapsar şekilde düzenlemeye yer verildiği, kaldı ki internette yayınlanan yayınlarla ilgili kanunun sanık lehine yorumlanması için bir engel bulunmadığı, şeklinde gerekçeyle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5187 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar hakkında internet sitelerinde yaptıkları haberlerle katılana yönelik hakaret suçunu işlediklerinden bahisle açılan davada, iddianame düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 5187 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinin internet yoluyla işlenen suçlarda uygulanamayacak olması nedeniyle düşme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.