Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9616 E. 2023/19147 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9616
KARAR NO : 2023/19147
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/726 E., 2016/60 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; eksik inceleme ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek karar verildiği, hüküm kısmında sanığın adı yerine başka birinin adının yazıldığı, katılanın sanığa ait iş yerindeki aşırı alkol alıp yaptığı hareketleri üzerine katılanın seçmenlerini uyarmak amacıyla yorum yaptığı, sözlerinin eleştiriden ibaret olduğu, siyasi hüviyete sahip kişilerin de bu eleştirilere katlanmaları gerektiği, hapis cezası tercih edilmesinin sanığın geçmiş hali, ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında orantısız olduğu, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, … isimli bir sosyal paylaşım sitesinde katılanın fotoğrafı kullanılarak yapılan bir paylaşımın altına yaptığı yorumlarda “Ben hiç bu kadar lüzumsuz bir adam tanımadım bence bu adam şizofren peşindeyseniz Allah yardımcı olsun, benim …’da mekanım var bu adam beni işimden soğuttu ben 54 yaşındayım bu kadar alkolik birini ilk defa gördüm.” şeklinde yorum yapmak suretiyle katılana hakaret ettiği, eylemin sanık savunması, katılan beyanı, … ekran çıktıları ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin, bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığa ve katılana hakaret suçundan uzlaşma teklif formu imzalatılmayıp uzlaşmanın mahiyeti ve sonuçlarının da açıklanmadığı, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında usule uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddelerinde öngörülen yönteme uygun biçimde sanık ve katılan arasında uzlaştırma işlemi yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanığın … isimli sosyal paylaşım sayfasında katılana hitaben yazdığı, sözler söylediği olayda, … sayfasının herkese açık olup olmadığı, yazıların herkes tarafından görülme olanağı olup olmadığı belirlendikten sonra, aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenip sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Bozma ilamının 2 numaralı bendindeki bozma nedenine uyulup sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması halinde ise;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla basit yargılama usulü yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
4. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
5. Hüküm fıkrasında, sanığın adı yerine … isminin yazılması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.