Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9658 E. 2023/18939 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9658
KARAR NO : 2023/18939
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/791 E., 2016/99 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli ve 2014/791 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğname’de, kurulan hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin tatbik edilmediğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, annesi olan katılanın kendisine para vermemesi üzerine katılana hitaben “Senin ananı avradını dinini Allah’ını sinkaf ederim.” diyerek hakaret ettiği ve sırtına vurmak suretiyle katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Tanık Ö. Y.’nin ifadesi, katılanın anlatımını destekler niteliktedir.
5. Katılan hakkında düzenlenmiş olan 30.06.2014 tarihli adli raporda, meydana gelen yaralanmanın, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
6. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Katılanın istikrarlı anlatımının, tanık Ö. Y.’nin beyanı ve 30.06.2014 tarihli rapor ile desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediğinin sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, lehe hükümlere ilişkin yöntemince değerlendirme yapıldığı da anlaşılmakla, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret suçunun, kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesine karşın, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması,
2. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.