YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/966
KARAR NO : 2023/16779
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyizi, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, Mahkeme kararının usul ve Yasa’ya aykırı olduğuna, vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan …’nun … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan katkı payı alacağı davasında davalı, kardeşleri olan diğer sanıklar … ve …’nun da davalı tanığı sıfatına haiz oldukları, olay günü Mahkeme heyetinin dava konusu taşınmaz başında keşif yaparak sanık …’yu tanık olarak dinlediği esnada sanığın şikâyetçi hakim ve mübaşire hakaret edip yaralama amacıyla üzerlerine yürüdüğü, şikâyetçi mübaşiri omzuna yumruk atmak suretiyle yaraladığı, davacı avukatı katılan …’nın da üzerine yürüyerek “Senle görüşeceğiz.” diyerek tehdit ettiği, sanık …’nun da şikâyetçilere “Kaybedecek bir şeyim yok, hepinizi öldüreceğim.” şeklinde tehdit içerikli sözler sarfettiği, diğer sanık …’nun ise diğer sanıkların eylemlerine katıldığı, destekler nitelikte davranışta bulunduğu ve keşif düzenini bozarak Mahkeme heyetine sürekli müdahale ettiği gerekçesine istinaden sanıkların zincirleme şekilde ve birden fazla kişi ile birlikte yargı görevini yapan kişilere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sanıklar müdafiinin temyiz sebebi bakımından ve sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “Görevi yaptırmamak için direnme.” başlığıyla “Seçenekli hareketli.” ve “Amaçlı bir fiil.” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “Cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, Mahkemece sanığın eyleminin, “…sanıklardan …’nun diğer sanıklar … ve …’nun eylemlerine katıldığı, eylemlerini destekler nitelikte davranışta bulunduğu, keşif düzenini bozarak sürekli mahkeme heyetine müdahalede bulunduğu…” şeklinde kabul edilmesi ve sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının somut olayda ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafiinin temyiz istemi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.