YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9663
KARAR NO : 2023/20755
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/278 E., 2016/31 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sarıkaya Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın isnat edilen eylemi gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığına, katılanın soyut beyanına dayalı olarak verilen kararın yasaya aykırı olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında devam eden alacak davası bulunan tarafların ilçe merkezinde karşılaştıkları, çıkan tartışmada katılanın sanığa, babasını niye darp ettiğini sorması üzerine, sanığın da katılana yönelik “Git başımdan, p… oğlu, a…. k… oğlu.” şeklinde hakaret ettiği, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamıyla Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Seçenek yaptırım öngörülen hakaret suçuna ilişkin hüküm fıkrasında, temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmiş olması karşısında, hükmün gerekçe bölümünde sanığın adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiğinin ifade edilmesi suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
2. Sanığın yaya olarak yolda yürüdüğü sırada karşılaştığı katılana yönelik hakaret suçunu alenen işlediğinin anlaşılmasına karşın, hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Kabule göre de;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.