YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9669
KARAR NO : 2023/18539
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/577 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğname’de, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, samimi ikrarı bulunduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinden faydalanamadığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Kavga ihbarı üzerine olay yerine giden ve polis memuru olan şikâyetçilere yönelik sanığın sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, kelepçesini çözmekte olan şikâyetçi …’ya yumrukla vurarak, basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralaması suretiyle de görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, alkollü olduğunu, ne yaptığını bilmediğini ve pişman olduğunu belirtmiştir. 3. Olaya ilişkin 19.06.2015 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur. 4. Şikâyetçilerin olay günü görevli olduklarına ilişkin görev listesi dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Şikâyetçi …’ye ait 19.06.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarında, meydana gelen yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
6. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca hüküm kurulduğunun belirtilmesi karşısında, anılan madde ve fıkranın (c) bendi kapsamında kabul edilen ifadenin gerekçeye yansıtılmaması ve birden fazla nitelikli halin gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve somut olay kapsamında, 19.06.2015 tarihli olay tutanağında ve şikâyetçi …’nın soruşturma aşamasındaki beyanında, sanığın, evin avlusunda hakaret ettiğine yönelik anlatıma yer verilmesi karşısında, hakaret ifadesinin nerede söylendiği kuşkuya yer veremeyecek şekilde tespit edildikten sonra sonucuna göre anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Hükmün gerekçe bölümünde sanığın, şikâyetçi …’ye yumruk atıp yaralamak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin kabul edilmesi ve diğer şikayetçilere yönelik herhangi bir eylemin kabulüne dair anlatıma yer verilmemesi karşısında, hüküm fıkrasında sanığın birden fazla şikâyetçiye karşı direnme suçunu gerçekleştirdiği belirtilerek hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması suretiyle çelişkiye neden olunması,
4. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki hapis cezasının, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmesine rağmen, sanığın ikinci kez mükerrir olup olmadığı hususunda karar verilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.