YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9784
KARAR NO : 2023/19594
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/356 E., 2015/823 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1.Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü , 62 nci 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; savunma hakkı verilmediğine, tanık T.K.’nin Mahkemede dinlenilmediğine, olayın mali şube müdürlüğünün içinde meydana geldiğine, Mahkemenin gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadığına, noksan ikmali doğduğuna, adil yargılama yapılmadığına, bu nedenle adil bir karar verilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Çeşitli suçlardan yakalama kararı bulunan sanığın, araç ve konutunda sigorta ve mali içerikli sahte belgelerin tespit ve muhafazasının temini bakımından hakkındaki arama kararı işlemlerinin tamamlanmasına yönelik olarak, suç tarihinde konutu çevresinde fiziki kontrol amaçlı tertibatın alındığı, aynı gün saat 14:15 sularında ihbara konu aracın konut önüne geldiği, binadan çıkan sanık ve arkadaşı olan tanık C.O.’nun araca binmeleriyle birlikte aracın hareket ettiği, buna müteakip kolluk görevlileri katılan …E. ve tanık Ö.İ.’nin ekip otosuyla takibe başladıkları, bir süre sonra 4908 Sokak üzerinde takibe konu aracın durması ile katılan ve tanık Ö.İ.’nin ekip otosunu durdurarak içinde sanığın bulunduğu takibe konu araç yanına gittikleri; kolluk görevlilerinin talebiyle tanık C.O., T.K. ve sanığın kimlik tespiti ve diğer işlemlerin ikmalinin temini bakımından araçtan indikleri, kolluk görevlileri katılan ve tanık Ö.İ.’nin yaptıkları kimlik kontrolü neticesi hakkında çeşitli suçlardan yakalama kararı olan sanıkla yanında bulunanların adli işlemlerinin temini amaçlı kolluk merkezine intikalleri amacıyla ekip aracına binmelerini talep ettikleri ve ayrıca takviye ekip gönderilmesini anons ettikleri, buna müteakip C.O., T.K.’nin ekip otosuna bindikleri, sanığın ekip otosuna binmediği ve kendisini bindirmek isteyen katılana “beni kimse arabaya bindiremez, feriştahınız gelse beni alamaz benim suçum yok siz kimsiniz lan” şeklinde hakaret sözleri sarf ederek fiziki güç kullanarak direnmeye başladığı buna müteakip kendisini muhafaza altına almaya çalışan katılana saldırarak tekme, tokat ve yumrukla vurmaya başladığı, kısa süre sonra suç yerine gelen takviye kolluk görevlilerin müdahalesi ile orantılı güç kullanılmak suretiyle tehdit nitelikli sözler sarf eden sanığın muhafaza altına alınarak kolluk birimine intikalinin sağlandığı, sanığın kolluk merkezinde hakkındaki adli işlemlerin temini bakımından beklediği sırada tuvalet ihtiyacı mazeretini belirtmesi üzerine, kolluk görevlileri tarafından kelepçesinin açıldığı bunun üzerine sanığın “Beni buraya getirenler sizinle görüşeceğiz bu iş bitince ben yapacağımı biliyorum.” şeklinde sözler sarf ettiği, bu sırada mağdur komiser yardımcısı S.Y.’nin müdahalede bulunmak üzere sanığın yanına gittiği kelepçesi açık olan sanığın sağ eliyle mağdur S.Y.’ye vurduğu, diğer kolluk görevlilerinin müdahalesi ile sanığın muhafaza altına alındığı iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiş; yapılan yargılama neticesinde, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında görevli memur mağdur S.Y.’ye vurduğu yönündeki samimi ikrarı ile dinlenen tanıklardan …. ve Ö.İ.’nin beyanlarından sanığın olay sırasında katılana araca bindirirken ve kelepçe takarken zorluk çıkarttığı ve katılanın kelepçe takarken zorlandığı ve diğer arkadaşlarının yardımı ile kelepçe taktığı, yine sanığın “…beni buraya alanlar bu iş bitince sizinle görüşeceğiz…” şeklinde tehdit içeren sözler söylediği, yine sanığın “…lan benim canım yanıyor…” şeklinde hakaret içeren sözler söylediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık, katılan, mağdur ve tanıklar ….’nın beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay tutanağı, katılan ve mağdurda meydana gelen yaralanmalara ilişkin alınan raporlar ve sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın görevli memurlara yönelttiği iddia ve kabul olunan sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
2.Sanığın 09.06.2021 tarihli dilekçesi ve ekinde sunduğu rapor karşısında, sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle, iş bu dosyaya konu işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda, yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekliliği,
3.Kabule göre ise; görevi yaptırmamak için direnme suçunda zincirleme suç nedeniyle yapılan artırım oranının belirlenmesi sırasında 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca somut ve yasal bir gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden teşdiden uygulama yapılması ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen 6 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılmasıyla 9 ay hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 7 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenip sonrasında aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan indirimin bu miktar üzerinden yapılarak neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası yerine 6 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.